Kadın organlarının Kanser Hastalıkları
Yazısı 2009 Kadın Sağlığı, Kanser kategorisi altında | yorum yok Özet: » Kadın organlarının Kanser Hastalıkları » Sağlık Haberleri | Güncel Sağlık Haberleri | Bitkisel Sağlık | Sifalı bitkiler başlıklı yazı Kadın Sağlığı altında yayınlanmaktadır24 Ara
| sponsorlu bağlantılar |
Kadınlık organlarının herbirine ait, değişik dokulardan kaynaklanan pek çok kanser tanımlanmıştır. Kadın genital kanserlerinin bir kısmı, erken bulgu vermeleri ve tarama yöntemleri sayesinde erken tanı ve tedavisi mümkün olan hastalıklardır. Vücudun dış kısmından içeriye doğru kadınlık organları ve bunlara ait en çok rastlanılan kanserler aşağıdaki gibi sıralanabilirler;
- Vulva (vajina veya hazne girişi)
- Vajina (hazne)
- Serviks (rahim ağzı)
- Uterus (rahim)
- Endometrium (rahim içi)
- Tuba uterina (tüpler)
- Over (yumurtalık)
Bu organların herbirinden kaynaklanan onlarca kanser sayılabilir.Tüm bu kanserlerin bazı ortak özellikleri vardır. Bunlar ;
- Yaşlandıkça daha sık görülürler
- Bazılarının doğum ve emzirme ile ilişkileri vardır
- Anormal kanama, iyileşmeyen yara veya ülserler ve inatçı kaşıntılar ilk bulgular olabilir
- Hormonlar bazı kadın kanserlerin oluşumunda önemli rol oynarlar
- Bazı tarama yöntemleri (pap-test, smear) ile (özellikle rahim ağzı kanserinde) erken tanı konulabilir
Yumurtalık Kanseri
Over kanseri, kadınlarda görülen tüm kanserlerinin % 4’ünü, genital kanserlerin %20-25 ini olusturur. Kadınların %1-2 ’sinin hayatının bir döneminde yumurtalık kanserine yakalanacağı hesaplanmıştır. En çok öldüren kadın genital kanseridir. Tanının genellikle geç konulabilmesi, nedenlerinin tam bilinmemesi ve uygun korunma yöntemi gelistirilemediğinden, hastaların %60-70’ i tedavilere rağmen 5 yıl içinde kaybedilmektedir.Son 30 yılda tedavideki gelişmelere rağmen, 5 yıl yaşama şansı %38’den ancak %43’e çıkabilmiştir.
Hastaların %80’i menapozdadır ve daha çok 60 yaş cıvarında görülür. 45 yaştan önce daha az ve çocukluk çağında (tüm yumurtalık kanserlerinin %1’den daha azı) nadiren görülmektedir.
BELİRTİLER:
Genel olarak sinsi seyreden bir hastalıktır ve özel bulguları yoktur. Yumurtalık kanseri olan hastalar %70-80 oranında kanser ileri evrelere geldiğinde tanı alırlar. Hastayı hekime getiren şikayet genellikle karın ağrısı ve karın şişkinliğidir. Mide-bağırsak belirtileri (mesaneye ve barsaklara yaptığı bası nedeniyle sık idrara çıkma, kabızlık,ishal,bulantı, kusma, geğirme, iştahsızlık) genellikle başka hastalıklara bağlanarak tanı konulamamaktadır veya geç konulmaktadır.Adet düzensizliği, vaginal kanama, nadir olarak büyük bir kistik kitlenin sapı etrafında dönmesi veya yırtılması sonucu gürültülü bir tablo ortaya çıkıp acil servislerde tanı konabilir.
NEDEN veya RİSK FAKTÖRLERİ:
Yumurtalık kanserinde genetik ve çevresel (beslenme, ilaçlar, talk pudrası, enfeksiyonlar vb) pek çok risk faktörü ortaya atılmıştır.
- İki 1.derece akrabada (anne,kızkardeş ) yumurtalık kanseri varsa yumurtalık kanserine yakalanma ihtimali %50’dir.Tek bir 1.derece akrabasında yumurtalık kanseri olanlarda risk,ailesinde hiç kanser olmayanlara göre 2-4 kat artmaktadır.
- Evlenmemek, doğum yapmamak, gebe kalmamak veya geç çocuk sahibi olmak, çocuğunu emzirmemek riski artırmaktadır.
- Yumurtlama ilaçları kullanarak kısırlık tedavisi görenlerde riskin arttığını ileri süren araştırmalar vardır.
- Talk(pudra) kullananlarda daha fazla yumurtalık kanseri görüldüğü bildirilmiştir.
- Doğuştan var olan bazı genetik bozukluklarda (46 XY kadın ) 30’lu yaşlarda %25’e varan yumurtalık kanseri görülmektedir.
- İlk gebeliğin genç yaşlarda olması ve emzirme riski azaltır.
- Doğum kontrol hapı kullanmak ve tüplerin bağlanması riski azaltmaktadır.
- Over kanserlerinin %5 inin ailesel geçişli olduğu kabul edilmektedir (Lynch 2 sendromu , herediter kolorektal kanser ailesi). Bu hastalarda çok sayıda organda kanserler (yumurtalık, kalın bağırsak , rahim içi, meme) görülür. BRCA-1 geni, meme ile birlikte yumurtalık kanserine de yatkınlık sağlar. Bu geni taşıyan ABD deki kadınların 50 yaşına kadar %67 oranında meme yada over (yumurtalık) kanserine yakalanma riski taşıdığı hesaplanmıştır.
KANSER ÖNCÜSÜ HASTALIK :
Çok tipik bir “kanser öncüsü hastalık” yoktur. Bazı yumurtalık kistleri veya kitleleri tanı konulduğunda (operasyonla) iyi huylu olsalar da daha sonra kansere dönüşebilirler. Bazı genetik bozukluklar ve ailesel riskler de bu başlık altında değerlendirilebilir. Ailesel kanser eğilimi varsa çocuk isteği tamamlandıktan sonra yumurtalıklar ameliyatla çıkarılıp kanser gelişme riski azaltılabilir. Bu hastalar çocuk doğurma yaşına kadar doğum kontrol haplarıyla korunarak riski azaltabilirler.
TARAMA:
Bilinen etkin bir tarama yöntemi yoktur. Jinekolojik muayene , kanda tespit edilen bazı maddeler (tümör belirteçleri), ultrason, doppler ultrason ile yapılan tarama çalışmaları rahim ağzı kanserlerindeki gibi basit, ucuz ve etkin olamamıştır. Tümör belirteçleri (CA-125, CA19-9, B-HCG,CEA,Alfa-FP) taramadan çok kitle tespit edildiğinde bunun iyi veya kötü huylu olduğunu tespit ve tedavinin sonuçlarını izlemekte kullanılmaktadır.
TANI:
Jinekolojik muayene,ultrason ile tespit edilen yumurtalık kitleleri, tümör belirteçleri ve doppler ölçümlerine de bakılarak (kendiliğinden kaybolmayan basit kistler dahil) hem tanı hem de tedavi için (endoskopik veya klasik) ameliyata alınmalıdırlar. Ameliyat hem tanı hem de tedavi için gereklidir.
TEDAVİ :
- Cerrahi
- Kemoterapi (ilaç tedavisi)
- Radyoterpi şeklindedir.
Hastalığın başlangıç aşamasında olduğu (tek bir yumurtalıkta sınırlı iken) ve çocuk isteği olan genç hastalarda , sadece o yumurtalık çıkarılarak çocuk sahibi olmaya izin verilebilir. Daha ileri evrelerde, yaşlı ve çocuk isteği olmayan hastalarda rahim, tüpler, yumurtalıklar, eğer tümör yayılmışsa tüm yayıldığı odak veya organlar ve karın lenf bezeleri mümkün olduğunca az tümör bırakacak şekilde çıkarılır. Cerrahi tedavi genellikle ilaç tedavisi ve daha az olarak ışın tedavisi ile desteklenir.
Herşeye rağmen yumurtalık kanseri en çok öldüren kanser türüdür. 5 yıl sağ kalma şansı % 40 cıvarındadır. Hastalık çok erken aşamada yakalandığında %90’lara varan sağkalım şansı , ancak hastaların %10-15’inde elde edilebilmektedir. Genel olarak ileri aşamalarda tanı konulduğundan ortalama sağkalım şansı düşüktür.
Rahim Duvarı Kanseri
Rahimin kas ve bağ dokusundan kaynaklanır. Miyomlardan % 0.5 oranında rahim duvarı kanseri gelişebilmektedir. Rahim kanserlerinin %3–5’ini oluşturur. Hastaların % 1-5’ inde ışın tedavisi ( radyaoterpi ) uygulanma öyküsü vardır. En sık bulgu karında, kasıkta kitle ve ağrıdır. Tanıda ultrasonografi önemli bir yer tutar. Daha önce myom tanısı konan hastalar yakın takipte olmalıdır. Hızla büyüyen myomları olan hastalar gerekirse ameliyata alınarak tedavi edilmelidirler. Menapozda büyüyen myomlarda da cerrahi seçeneği düşünülmelidir. Ancak öncesinde myom olmasa da rahim duvarı kanseri (sarkom) görülebilir.
TEDAVİ:
- Cerrahi
- Radyoterapi
- Kemoterapi
İlgili yazılar:
- Apandisit Nedir ?
- Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )
- Adet Sancısı Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?
- Kadın Sağlığı ve Çalışma HayatıGoogle Aralık 10th, 2009
- Klamidya Enfeksiyonu
sponsorlu bağlantılar
İçinizde kalmasın sizde bir şeyler yazın.