Halk arasında kalça çıkığı olarak adlandırdığımız ve birçoğumuzu ileride kalıcı bir sorun veya sakatlık olur mu endişesine sürükleyen Gelişimsel Kalça Displazisi ile ilgili tüm merak ettiklerinizi yazımın devamında bulabilirsiniz. Keyifli okumalar.

Gelişimsel kalça displazisi (GKD), femur (uyluk kemiği) başı ve asetabulum (kalça kemiğindeki yuva) arasındaki ilişkinin çeşitli nedenlerle bozulmasıyla ortaya çıkan dinamik bir durumdur. Daha önceleri bu durum, doğuştan kalça çıkığı (DKÇ) olarak adlandırılsa da kalça çıkığının sadece doğuştan olmayıp sonradan gelişebilen bir rahatsızlık olması ve bazen tam çıkık yerine yarı çıkık gelişmesi veya fizyolojik diğer bozuklukların görülebilmesi nedeniyle günümüzde daha genel bir tabir olan gelişimsel kalça displasizi terimi kullanılmaktadır.

Peki GKD başlığı altında ne gibi problemlerle karşı karşıyayız?

* Dislokasyon (çıkık), kalçayla ilgili en çok bilinen sorunların başında geliyor. Uyluk kemiğinin başı ile kalça kemiğindeki yuva arasındaki temasın tamamen kaybolması sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Tek kalçada görülebileceği gibi her iki kalçada da görülebilir.

* Subluksasyon (yarı çıkık), uyluk kemiği başı ile kalça kemiği yuvası arasındaki temasın azalmakla birlikte tamamen kesilmediği fakat yine de çeşitli sorunlara yol açan bir rahatsızlıktır.

* Kalça İnstabilitesi, eklem kapsülündeki gevşeklik ve ligamentlerdeki laksite nedeniyle kalçanın her an çıkık veya yarı çıkık hale gelmesine müsait oluşudur.

* Asetabular Displazi, kalçadaki yuvanın doğuştan tam olarak gelişmemiş olması ve bunun sonucunda ileriki evrelerde kalça çıkığı riskini barındıran durumdur.

Nedenleri ve Toplumda Görülme Sıklığı

Nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte genetik ve çevresel faktörlerin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Makat geliş, kundak kullanımı, kız cinsiyet, ligamentlerdeki laksite GKD ye zemin hazırlayan sebeplerdendir. Kızlarda erkeklere oranla 4 kat daha sık görülmektedir.

2002 yılında Şişli Etfal Hastanesinde, Sinan Uslu, Güner Karatekin ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada yeni doğan 4635 bebek ele alındı ve risk faktörü (makat geliş, aile hikayesi ve fizik muayenede olumsuzluklar) taşıyan yeni doğanlardan 123 bebek ile herhangi bir risk faktörü bulundurmayan, rastgele seçilmiş 150 bebeğe ilk 7 gün içerisinde dinamik kalça ultrasonografisi (USG) uygulandı ve çalışmanın sonucunda riskli grupta %25.2, risksiz grupta %9.9 oranında kalça immatüresi saptandı. Kalça displazisine risksiz grupta rastlanmazken riskli grupta %5.29 olarak saptandı.

Belirtileri ve Fizik Muayene

-Bebek sırtüstü yatarken dizleri bükük bir biçimde bacaklar yanlara doğru açılmak istendiğinde çıkık olan kalça tarafındaki bacak daha az açılacaktır.(abdüksiyon kısıtlılığı)
-Uyluk ve kasık çizgilerinde asimetri olup olmadığına bakılır. Bir taraftaki katlantılar daha fazlaysa kalça çıkığından şüphelenilir. (pili asimetrisi)
-Bebek sırtüstü yatarken dizleri bükük ayaklar yerle temastayken karşıdan bakıldığında dizlerden biri daha aşağıdaysa aşağıda olan taraf çıkık kalçaya işaret edebilir. (Galezzi bulgusu)
-Bacaklar arasında uzunluk farkı.
-Ortoloni ve Barlow bulguları da doktor tarafından yapılacak fizik muayenede görülür.
-Yürüyebilen çocuklarda artmış bel kıvrımı ve Trendelenburg (ördekvari yürüyüş) belirtisi görülebilir. Yürürken gövde karşı tarafa doğru devrilerek gider.

Tanı, Tedavi ve Öneriler

Kesin tanı ilk 6 ayda ultrasonografi ile sağlanmaktadır. 6 aydan sonra radyografiyle takibi yapılabilir. Erken fark edildiği sürece kalıcı bir probleme yol açmamaktadır.
Yaklaşık 100 bebekten 5’inde klinik ve/veya ultrasonografik olarak instabilite (çıkmaya meyilli kalça) saptandığı ancak bunların yaklaşık %90’ının 6.hafta civarında kendiliğinden düzeldiği bildirilmiştir. İlk 6 ayda tespit edilen çıkıklarda doktorun önerisi üzerine çift bez veya pavlik bandaj dediğimiz bebeğin bacaklarını yana ve karnına doğru çekmesini sağlayan ve bu pozisyonda tutan aparat kullanılabilir. Daha ileriki evrelerde alçılama veya ameliyat duruma göre karar verilir.

Bebeğin fizyolojik yani olması gereken pozisyonu kurbağa pozisyonu da denilen dizlerin hafif bükülü ve bacakların yana açık olduğu pozisyondur. Kundaklama gibi bu pozisyonun aksi, bebeğin hareketlerini kısıtlayıcı ve bacaklarını kapatmaya zorlayıcı yaklaşımlar GKD riskini arttırmaktadır. Bu yüzden bebeğinizi kundaklamadan kaçının ve rahat hareket edebileceği kıyafetler tercih edin.
Yukarıda saydığım belirtilerden herhangi biri bebeğinizde mevcutsa mutlaka doktorunuza başvurun. Erken fark edildiği taktirde tedavisinin çok daha rahat olduğunu unutmayın.

SAĞLIKLA KALIN…

MERVE DÜLGER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here