Bir gün bir mağazaya giriyorsunuz ve biraz dolaştıktan sonra üstünde şekiller olan, rengi kırmızı bir tişört alıp çıkıyorsunuz. Arkadaşınıza gösterdiğinizde beklemediğiniz bir tepki geliyor kulaklarınıza: “Neden beğendin bunu?” Siz de tabii ki de “Bilmem, hoşuma gitti işte.” diyorsunuz. Bunun gibi kulaklarınızın işittiği bir sürü soru var: Neden yaptın, neden onu seviyorsun, neden bunu sevmiyorsun, neden neden neden… Ve hepsine verdiğiniz yanıt aynı: Bilmem. Edebi eserleri okuduğumuzda aşkın nedensizliğinin ve sebepsizliğinin dillere destan oluşunu görürüz. Fakat size artık gerçekleri söyleme vakti: Bilmem diye yanıt verdiğiniz her sorunun cevabını aslında biliyorsunuz. Neden o adama aşık olduğunuzu bile. Yalnızca bunlara erişiminiz yok. Evet, erişiminiz yok, yanlış duymadınız. Yüzyıllardır gizemini koruyan insan beyninde bilinçaltı ismiyle psikologların her daim andıkları kısım her daim tüm sebeplerinizi bilmektedir, yalnızca sizin buna erişiminiz yok. Yalnızca “içinizden gelen bir his” gibi düşündüğünüz dürtülerle hareket ediyor, seviyor, yiyor içiyorsunuz. Rüya alemi denen gizemli dünyanın gizemli olmasının tek sebebi de budur. Aslında rüyalarınızda gördüğünüz her şeyin yaşantınızla, hislerinizle, geçmişinizle bir bağlantısı vardır. Rüyaları garip kılan tek şey temsilleri bilmiyor oluşunuzdur. Kendimizi keşfetmeye başladığımızda bilinçaltımıza kendimizin inebileceğini, rüyalarımızı analiz edebileceğimizi deneyimleyerek gördüm. Bu elbette profesyonel olarak ya da kesinkes olarak bir doğruluk taşımıyor ama “neden bilmiyorum” ile başlayan cümlelerimi oturup düşündüğümde, kendi psikoloji bilgilerimden de faydalanarak farkındalık denen şeye kademe kademe (belki de tamamen) ulaşabilmiş olduğumu gördüm. Yazımı örneklerle taçlandırarak sizing de farkındalıklarınıza ilerlemenize elimden geldiğince yardımcı olacağım elbette. Mesela en tartışmalı konulardan olan reklamlarla başlayalım. Örneğin siz x markasının çikolatasını sevmiyorsunuz fakat belli bir süre (belki de çocukluğunuzdan beri) sürekli reklamını görüp duruyorsunuz. Her gördüğünüzde iğrenme duygunuz, sevmeyişinizi hatırlamanız artsa dahi büyüyorsunuz ya da bir gün geliyor ve birden canınız o çikolatadan istiyor. Bunu aktardığınızda büyük ihtimalle siz de “neden bilmiyorum” diyeceksiniz fakat bilmediğiniz tek nokta, aslında nedeni bildiğinizdir. Meşhur bir laf vardır bilirsiniz, “Reklamın kötüsü olmaz.” Işte sebep tam olarak buradadır. İnsan beyni sürekli maruz kaldığı şeyi artık doğru kabul etmeye başlar. Çocuklarımıza ne kadar güvensek de çevreye güvenmeyip, onlara sağlıklı ve düzgün arkadaşlar bulma konusundaki hassaslığımız da buradan gelmektedir. Bu, insanın yapısında olan bir şeydir.

Araya bilinçaltımızla iligili başka bir gerçeği söylemek adına örnekleme kısmını burada kesiyorum: Bilinçaltımızın bizi ne denli yönlendirdiğini ve etkilediğini fakat bilincimizin ona erişiminin ne denli kısıtlı olduğunu görmek istiyorsanız kendinizi test edebilirsiniz. Her gün hiç hatasız yaptığınız eylemlerinizi (her gün ya da çoğunlukla) bir de düşünüp dikkat ederek yapmayı deneyin. Örneğin bisiklet sürmek. Bisiklet sürerken ayağınızı nasıl koyduğunuza, nasıl dengede durduğunuza, nasıl sağa sola döndüğünüze ya da nasıl durduğunuza dikkat kesilin. Düşünün. Büyük ihtimalle dengeyi kaybedecek ve her daim hatasız yaptığınız işi, düşünürken yapamayacaksınız. Bilinçaltımız ezberlediğimiz davranışları kendisine alır ve bilincimize bilgi vermeyi bu kısımda bırakır. İlk defa bisiklet öğrenirken dikkatle çalışan bilincimiz, davranışı ezberledikten sonra bu bilgiyi kendi meşguliyet alanından çıkaracaktır. Siz onu tekrar bilincinize getirmeye çalıştığınızda ise şaşırıp kalacaktır.

Örneklerimizi can alıcı konularla devam ettirecek olursak; kararlarımızı etkileyen hissimiz olan 6. hissimiz aslında bilinçaltımızdır. Örneğin aşırı kararsızlık çektiğiniz bir durumda yazı tura atın. Evet, gerçekten yapın bunu. Yazı tura atıp elinizi paranın üstüne kapattığınızda, tam açarken, hangi kısmın gelmesini istediğini söyleyen iç sesinize kulak verin. İşte o aslında istediğiniz ama yalnızca bilincinizle düşünürken bir sürü başka sebep çıkarıp kararınızı kabullenemediğiniz şeydir. Bilinçaltınız aslında sizing için doğru olanı, yaşantılarınızdan çıkardığı deneyimleri ve diğer tüm bilgileri depolamıştır. Siz bir şeye karar vermeye bilincinizle düşünmeye çalışırken, bilinçaltınız yaşantınızdan çıkardığı dersleri bulmuş, olası sonuçları görmüş ve kararını vermiştir. Fakat bunu farkedemememiz, “Öyle hissettim, öyle istedim bilmiyorum.” bememize sebep olur. Çünkü kararı bilincinizle veremezsiniz ancak bilinçaltınızla verebilirsiniz.

Bilinçaltımız ve hayatımızı ne derecede etkilediğiyle ilgili bir sürü örnek verilebilir ve bir sürü şey söylenebilir. Benim ise yazacaklarım şimdilik bu kadar. Okuduğumda beni derinden sarsan ve kendi farkındalıklarımı arttıran Incognito (David Eagleman, 2017) kitabından öğrendiklerimle sizlere bu yazıyı hazırladım. Bilinçaltımızın hayatımızdaki etkisinin büyük olduğunu ve çok önemli olduğunu biliyorken, bu gerçekleri okumak beni çok etkiledi. Herkese kitabı şiddetle tavsiye ediyor, yaşamınızın güzelliğinin kendi ellerinizde olduğunu hatırlatarak sizlere veda ediyorum.

Mutlulukla kalın.

4 YORUMLAR

  1. freud ego ve süperegoyu işlerken bilinçaltını buzdağının altındaki devasa bir yapı olarak ele alıyor. bilinçaltı kontrolü mümkün olabilir mi? gündelik hayatta genel olarak bilinçaltı mı bize hükmediyor? eğer öyleyse bireyin bilinçaltına hükmetmesi daha doğru ve sağlıklı olur mu?

    • Bilinçaltı kontrolü çok tartışmalı bir konu. Tıpkı “eylemlerimizde özgür müyüz” konusu gibi. Ben kendi açımdan mümkün olabileceğini ama zor ve sabra dayalı bir iş olduğunu düşünüyorum. Eğer bilinçaltımız ezberlediklerimizde, öğrendiklerimizden, deneyimlerimizden oluşuyorsa, kendimize iyi ve güzeli öğreterek bunları benimseyebiliriz. Bunu iyice benimsedikten sonra bilinçaltımız iyiye ve güzele doğru yönlendirecektir bizi. Evet, gündelik hayatta genel olarak bize bilinçaltı hükmediyor. Bireyin bilinçaltına hükmetmesi değil ama bilinçaltımıza farkındalıklarımızla birlikte iyiyi ve güzeli öğretmek daha doğru olur. Çünkü bize hükmeden bilinçaltımızdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here