Günümüzde birçok faktör bireylerde “güzel görünme” tutkusunu tetikleyerek zayıf bir bedeni sağlıklı bir bedene tercih ettirir hale getirdi. Daha zayıf görünme isteği bazı insanlarda takıntılı bir şekilde, yeme davranışlarını etkileyerek yeme bozukluğu oluşturur. Oluşan yeme bozukluğu sonucu bireyde ciddi anlamda kilo kaybı oluşur. Bu durum psikolojik bir sorun olmakla birlikte organizmada birçok hastalığa da sebebiyet verir.

Bireyin kilosunun boyunun karesine oranı Beden Kitle İndeksini (BKI) göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre BKI değeri 30 üstü olan bireyler obez, 25-30 olan bireyler şişman, 18-24 olan bireyler normal, 18 altında olan bireyler zayıf kabul edilmektedir. BKI değeri 18 in altında olup yine de kendini şişman olarak hisseden, takıntılı bir şekilde kilo vermeye devam eden bireyler anoreksiya nervozaya aday bireylerdir.

Anoreksiya nervoza terimi yunanca “iştah kaybı” anlamına gelmektedir. Anoreksiya, çok az besin alımı, yemeyi reddetme ve sonucunda oluşan kilo kaybı ile karakterize bir hastalıktır. Yapılan araştırmalarda anoreksiya için %50-80 genetik yatkınlık bulunmuştur. Kadınlarda erkeklere oranla 10 kat daha fazla görülmektedir.

TANI KRİTERLERİ:

-Yaş ve boya göre normal vücut ağırlığını korumayı reddetme

-Zayıflığa rağmen ağırlık kazanımından, şişmanlamaktan aşırı korku

-Vücut ağırlığı veya biçiminin algılanmasında, kendisi tarafından değerlendirilmesinde bozukluk, düşük vücut ağırlığının taşıdığı ciddiyeti reddetme

-Adet görmüş kadınlarda amenore, ardışık en az üç menstruel siklusun yokluğu

Anoreksik bireyler tamamen kendi iradeleri ile yemeyi reddeder ve bunun sonucunda ideal vücut ağırlıklarının yaklaşık %85 ini kaybederler. Karbonhidrat ve yağ içeren besinler başta olmak üzere, besin alımını tamamen azaltmanın yanı sıra, aşırı hareketli olabilirler. Hastaların büyük kısmı günlük 1000 kaloriden az kalori ile beslenir. Bazı anoreksik bireyler ara ara yeme atakları geçirebilirler. Hastalarda yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu elektrolit bozukluğuna bağlı güçsüzlük ve kardiyak aritmi görülebilir. Aynı zamanda kardiyak aritmi kardiyak arreste yol açarak ani ölüm nedeni olabilir. Bunun yanında hastalarda yüksek kolesterol, diş çürümesi, kuru cilt, el sırtında sertleşme, osteoporoz, patolojik kırıklar, gastrik boşalmanın gecikmesi, tiroid metabolizmasının yavaşlaması ve düşük vücut sıcaklığı görülebilir. Hemen hemen tüm organ ve sistemler bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.

Tıbbi beslenme tedavisinin bu konuda hedefleri vücut ağırlığının geri kazanımı ve yeme alışkanlık ve örüntüsünü normalleştirmektir. Hastalar bu durumda doktor, diyetisyen ve psikolog denetimi altında olmalıdır.

1 Yorum

  1. Çok teşekkürler, yine çokça aydınlandım.
    Yazılarınızı gün gün bekliyorum Esma hanım başarılarınızın devamını dilerim.
    Size ihtiyacımız var*

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here