‘Egzersiz sağlığa faydalıdır, egzersiz yapmalıyız’ diye bir cümle duyduğumuzda nedense bu cümleyi onaylamamıza rağmen çok fazla üzerimize alınmıyoruz. Çünkü çoğumuzun düşüncesine göre egzersiz, kilo vermek için, bir hastalık durumunda tedavi programı olarak veya sporcu bireylerin antrenman şekli olarak algılanıyor. Birçok sisteme etki edebilecek bir güç varken elimizde, bunu çok dar bir alanda sınırlandırıyoruz. Peki tüm bunların dışında egzersizin sağlıklı bireylerde birçok hastalık açısından koruyucu nitelikte olduğunu biliyor muydunuz? Egzersizle ilgili merak ettiğiniz soruların cevabını yazımın devamında bulabilirsiniz. Keyifli okumalar..

Egzersiz, aerobik ve anaerobik olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. İkisi arasındaki temel fark enerji üretimi sırasında oksijenin kullanılıp kullanılmamasıdır. Anaerobik egzersizler oksijenin kullanılmadığı dolayısıyla 2-3 dakika devam ettirilebilen; ağırlık kaldırma, sprint ve zıplama gibi kısa süreli ve şiddetli egzersizlerdir.

Aerobik egzersizler ise oksijenin kullanıldığı, ortalama 20-30 dakika sürebilen uzun mesafe koşuları, bisiklet, kick boks, yüzme, koşu bandı, koşu ve hızlı yürüyüş gibi uzun süreli düşük şiddetli egzersizlerdir. İki tip egzersizin de vücuttaki etkileri farklıdır ve fizyoterapistin uygun gördüğü şekilde kişiye özel olarak verilmelidir. Ben bu yazımda daha çok aerobik egzersizin vücudumuzdaki etkilerine değineceğim.

Aerobik egzersiz;
→ Lipid profilini geliştirerek hiperkolesterolemi riskini azaltmaktadır.
→ Kan basıncı kontrolünü düzenleyerek tansiyonla ilgili problemleri azaltmaktadır.
→ Dokuların, hücre çeperindeki reseptörlerin insüline olan duyarlılığını arttırdığından diyabet ile mücadelede önemli bir rol oynamaktadır.
→ Serum C reaktif proteininde azalmaya yol açacağından vücuttaki inflamasyonu (iltihabı) azaltır.
→ Hem fiziksel hem de kardiorespiaratuar uygunluğu arttırır.
→Egzersizle birlikte vücutta dopamin, seratonin ve endorfin gibi hormonlar salgılanacağından kişide mutluluk seviyesi artar ve ağrı hissi azalır. Depresyonu önlemede de egzersiz önemlidir.
→ Romatizmal hastalıkları geciktirir.
→ Yaşlanmaya bağlı gelişen osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltır.
→ Vücuttaki yağ yüzdesinin azaltarak, kas miktarında ve dayanıklılıkta artışa neden olur.
→ Kalbin pompaladığı kan miktarını arttırarak dokların daha iyi oksijen almasına yardımcı olur.
→ Beyin dokuları da çok fazla oksijene ihtiyaç duyduğundan (özellikle bazal ganglionlar), Parkinson gibi hastalıklarda nöroprotektif (koruyucu) özelliğe sahiptir.

Jeremy Young ve arkadaşlarının 2015 yılında, 55 yaş üzeri 754 katılımcıyla yaptıkları çalışmada,
bilinen kognitif bozukluğu olmayan yaşlılarda aerobik egzersizin bilişsel işlevi iyileştirdiği bulunmuştur. Buradan yola çıkarak aerobik egzersizin, yaşlı bireylerde kardiorespiratuar ve fiziksel uygunluğu arttırmanın, tansiyon ve kolesterolle ilgili problemleri önlemenin yanı sıra Alzheimer gibi yaygın olarak görülen ve bilişsel işlevleri etkileyen rahatsızlıkların da önlenmesinde önemli bir yeri olduğunu görüyoruz.

Tüm bu etkileri ve önleyebildiği rahatsızlıkları da göz önünde bulundurduğumuzda aerobik egzersiz yaşlı veya genç fark etmeksizin toplumun tamamının yapması gereken bir aktivitedir. Haftada en az 3 gün ve en az 20 dakika yapacağımız egzersizlerle daha sağlıklı bir hayata sahip olabiliriz. Bu egzersizleri daha eğlenceli hale getirmek ve sürekliliğini sağlamak da yine sizin elinizde. Size en uygun programın oluşturulabilmesi için mutlaka fizyoterapistinize danışınız.

Sağlıklı günler..

 

 

Paylaş
Önceki İçerikErgoterapi Nedir ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here