Kış aylarında özellikle kar yağışıyla birlikte kayak ve diğer kış sporlarına olan ilginin artması, yaralanma ve sakatlanma riskini de beraberinde getirebiliyor. Kar keyfinizin kabusa dönüşmemesi için dikkat edilmesi gerekenler yazımın devamında. Keyifli okumalar..

Yaptığım staj sırasında aldığım bir hastam spinal kord (omurilik) yaralanmasıyla, C1 fraktürü nedeniyle ameliyat sonrası fizik tedaviye gelmişti. Omurgasındaki kırığın tedavi edilmesine rağmen, sinir lezyonlarından dolayı tetraplejik (uzuvlarla birlikte gövdenin de etkilendiği felç durumu) bir hastaydı.
Karda kızakla kayma sırasında arkadan başka birinin hızla çarpmasıyla geçirdiği bir kaza sonucu yaralanmıştı. Başı dışında vücudunun hiçbir yerini kontrol edemiyen, hissedemeyen 50 yaşına kadın bir hastaydı. Tedavisinin devam etmesine rağmen bir daha yürüyüp yürüyemeyeceği kesin değildi.

Bu örnek kadar ağır yaralanmalar çok sık yaşanmamakla birlikte; kırıklar, burkulmalar, soğuk çarpmaları, yüz felçleri karşımıza sıkça çıkan durumlar.

Kışın özellikle yarıyıl tatilinin de araya girmesiyle kayak merkezleri herkesin büyük bir zevkle tercih edebileceği yerler haline geliyor. Yapması son derece keyifli olan bu aktiviteler maalesef tekniğini bilmediğimizde, herhangi bir eğitim almadan yapmaya çalıştığımızda istemediğimiz sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle günlük yaşantımızda spor yapmayan sedanter bireylersek birkaç günlük tatilde yaptığımız aşırı hareketler eklemlerimizde fazla yüklenmeye, gerilmeye ve özellikle kas ve tendonlarda travmalara neden olabiliyor.

Bu tarz yaralanmaların önüne geçebilmemiz için ise daha bilinçli ve bu tür aktivitlere her anlamda hazırlıklı olmamız gerekiyor.

PEKİ NELER YAPABİLİRİZ?

– Öncelikle soğuktan korunmamız adına kıyafet ve ayakkabı seçimi çok önemlidir. Hazırlığımızı yapmış olarak gitmemiz gerekir.
– Yapacağımız sporun öncesinde ısınma ve germe hareketlerinin yapılması eklemlerdeki hareketi arttıracağından yaralanma riskini düşürecektir.
– Spor öncesi şeker ağırlıklı (bal, pekmez vs) beslenilebilir.
– Soğuk çarpması durumunda ısınmak için direkt olarak sıcağa temastan (soba, ısıtıcı, sıcak su torbaları vs) kaçınmak gerekir. Soğuk bir yerden aniden soba veya ısıtıcı başına geçilmeyip, oda sıcaklığına vücut alıştırdıktan sonra daha sıcak bir ortama geçilmelidir. Uzun süre soğuğa maruz kalındıktan sonra ısınma şekli ilk etapta daha çok battaniyeye sarılma, kalın kıyafetlerle üstün örtülerek ısınmanın sağlanması şeklinde olmalıdır.
Kaval kemiğinde veya elin üzerine düşme sırasında el bileğinde kırıklar oluşabilir. Olay anında anlaşılmayabilir. Bu yüzden ufak bir düşme değilse, o an ağrı olmasa bile spora ara verip dinlenmeye geçip şişlik, renk değişimi vs olup olmadığına bakılmalıdır.
– Yüz ve gözler korunmalı, bol bol sıvı tüketilmelidir. Özellikle C vitamini yönünden zengin beslenmenin ve bitki çaylarının faydası olacaktır.

Kışı keyifli ve kazasız atlatmak için öncelikle kendi sağlığımızı gözetmemiz gerektiği unutulmamalıyız. Bu tarz sporlara yeni başlayacaksak mutlaka bir eğitmen eşliğinde, bilinçli bir şekilde, uygun kıyafet, materyal ve hazırlıkla başlamaya dikkat etmeliyiz.
Keyifli tatiller….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here