Sebebini bulamadığınız, ağrı kesicilerle geçmeyen, özellikle omuz ve boyun bölgenizde oluşan ağrı ve ellerinize yayılan uyuşmanın sebebi boyun fıtığı değil fibromiyalji olabilir. Fibromiyaljiyle ilgili tüm merak ettikleriniz için yazımın devamını okuyabilirsiniz..

Fibromiyalji sendromu (FMS); etiyolojisi tam olarak bilinmeyen, kronik yaygın ağrı ile karakterize, genellikle yorgunluk, uyku problemleri, kognitif bozukluklar ve somatik yakınmaların eşlik ettiği, fizik muayenede palpasyonla ağrılı hassas noktaların saptandığı, hastalığa özgü laboratuvar bulguların olmadığı bir klinik tablodur. (Choy EH, Mease PJ) FMS tüm etnik gruplarda, her yaş ve cinsiyette görülmekle birlikte en sık 40-60 yaş grubu kadınları etkilemekte ve hastaların %85-90’ını kadınlar oluşturmaktadır. Görülme sıklığı kadınlarda, erkeklerden 4-9 kat daha fazladır.

Hastalığın etkeni bulunamamakla birlikte tanıyı destekleyecek hiçbir laboratuvar veya klinik test yoktur. Stresle birlikte ağrıların arttığı, özellikle boyun ve bel bölgelerinde hassasiyet görülen, elde ve ayaklarda uyuşma ve halsizlikle de bilinen psikosomatik bir hastalıktır. Fibromiyalji hastalarında ani duygu değişimleri, dengesizlikler, depresyon ve anksiyete görülür ve bu yönüyle diğer kas-iskelet hastalıklarından ayrılmaktadır. Aynı zamanda uyku problemlerinin de ortaya çıktığı bir hastalıktır. Kişiler yorgun uyanmadan, sık bölünen uykularından, halsizlik ve yorgunluktan şikayetçidirler.

Fibromiyalji sendromlu kadınların depresyon ve mizaç karakter özellikleri açısından değerlendirilmesini içeren bir çalışmada 51 FMS hastası, 51 sağlıklı kadın psikiyatrik yönden, mizaç ve karakter yönünden, ağrı ve fibromiyalji yönünden çeşitli testlerle değerlendirildi. Araştırmanın sonucunda Fibromiyalji sendromunun süresi ve şiddetinin depresif belirtiler ve kişilik özellikleriyle ilişkisi olduğundan, FMS hastalarının takibi ve tedavisi planlanırken bu hastaların, kişilik özellikleri ve depresif durumlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine ulaşıldı. (O.Altunoren, F. Ozlem Orhan, V.Nacitarha vd)

2013 yılında ÜMİT ŞENER’in PROF. DR. KAĞAN ÜÇOK danışmanlığında yaptığı Fibromiyalji hastalarında fiziksel uygunluk, istirahat metabolizma hızı, günlük fiziksel aktivite, solunum fonksiyonları, vücut kompozisyonu ve yaşam kalitesinin araştırılması konulu çalışmasında fibromiyaljili hastalarda, sağlıklı kontrollere göre günlük fiziksel aktivite performansının iyi olduğu, günlük enerji tüketiminin farklı olmadığı; kas kuvvetinin, yaşam kalitesinin, depresyon ve anksiyete semptomatolojisinin ise kötüleştiği saptandı.

Yapılan bu çalışmalar bize fibromiyaljinin fizyolojik bir sorundan ziyade psikolojik bir sebebe dayandığını gösteriyor. Stres, mutsuzluk, gerginlik; ağrı ve hassasiyeti arttırıyor. Semptomlar belirli dönemlerde artıp azalabiliyor. Genellikle de mükemmeliyetçi ve hırslı insanların her işlerinde titizlenmeleri ve kendilerini memnun edememeleri bu hastalığı tetikleyebiliyor. Ağrının nedeni bulunamadığı için teşhis koyulamayabiliyor veya başka hastalıklarla karıştırılabiliyor.

Fibromiyaljiyle başa çıkabilmek için öncelikle semptomları neyin arttırdığını belirleyerek bunlardan uzak durmak gerekir. Sevdiğimiz işlerle uğraşıyor olmamız bizi motive eder bu yüzden hobilerimize ve kendimize daha fazla zaman ayırmalıyız. Daha düzenli bir yaşam, düzenli beslenme ve uyku, şikayetlerin azalmasında önemli rol oynar. Haftada 3 günümüzü düzenli olarak spora ayırarak başlayabiliriz. Fizik tedavi ve egzersizlerle de ağrı azaltılmaya çalışılacaktır.

SAĞLIKLI GÜNLER..

2 YORUMLAR

    • Bu semptomlar sizde de varsa ve fibromiyaljiden şüpheleniyorsanız öncelikle doktora giderek kesin olarak teşhis koyulduktan sonra doktor gerekli gördüğü taktirde ilaç kullanabilirsiniz. Ama direkt olarak bu hastalığa çözüm niteliğinde bir ilaç degil, ağrı kesiciler vs verilecektir. Altında yatan başka sebepler varsa belki onlar araştırılıp o şekilde bir tedavi programı izlenebilir. Bunların yanı sıra yapacağınız düzenli egzersizler, pilates veya yoga daha güzel sonuç verecektir. Sağlıklı günler 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here