Osteoporoz(kemik erimesi) nedir? Osteoporoz, kemik kütlesinin azalmasıyla karakterize bir hastalıktır.Cinsiyet,yaş,genetik,hormonel sistem, fiziksel aktivite, mineral eksikliği gibi birçok unsur osteoporoz riskini etkiler. Osteoporoz sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Boyun-bel ağrıları, boy kısalması,kırıklar,sırt ağrısı, kamburlaşma(torasik kifoz) osteoporoz belirtileridir. Belirtilerin en temelini kırıklar oluşturur. Kemik kütlesinin azalmasına bağlı olarak kemik kırılganlığı artar. Kırıklar sıklıkla el bileği, kalça ve omurgada görülür. Osteoporozda küçük kazalar bile kolaylıkla kırık oluşmasına yol açabilir. Yaş ilerledikçe osteoporoz riski artmakla beraber belli dönemlerde önemi artmaktadır.

Bu dönemlerden biri: Menopoz

Menopoz, genelde 45 yaş üstü kadınlarda hormon değişikliklerine bağlı olarak oluşur. Bu dönemde adet düzensizliği,terleme,huzursuzluk,uykusuzluk,kilo alma veya verme gibi temel belirtiler gözlenir. Östrojen hormonunun azalması adet düzensizliğine neden olur. Kemik dokusu östrojene bağımlı dokulardır. Östrojen yetersizliğinde kalsiyum emilimi azalır. Dolayısıyla östrojen yetersizliği osteoporoza sebebiyet verir .Menopozdan sonraki 5 yıl kemik kaybı için çok önemlidir. En yoğun kemik kayıpları bu dönem içinde verilir(%4).Bu 5 yıl içeresinde kemiği korumak amacıyla verilen östrojen ve kalsiyum takviyesinin ciddi oranda kırıkları azalttığı gözlenmiştir.

Osteoporozu önleyen diğer etkili faktör ise fiziksel aktivite ve egzersizlerdir. Bu yöntemler vücut postürünü düzeltme, kas ve kemik kütlesini arttırma, denge ve koordinasyonu sağlama açısından önemlidir. Osteoporoz genel olarak ileriki yaşlarda görüldüğü için ağır egzersizler tercih edilmez. En temel egzersiz tempolu yürümedir. Bunun yanında denge egzersizleri, kas güçlendirme egzersizleri, germe egzersizleri, aerobik egzersizler verilebilir.Torasik kifoz artışı olduğu için gövdeyi bükecek(fleksiyon) egzersizlerden uzak durulmalıdır. Tedavi yöntemi kişinin hastalık derecesine,yaşına,yaşam aktivitesi gibi birçok faktöre bağlı olduğu için mutlaka uzman kişiler tarafından tedavi programı oluşturulmalıdır. Yaş ilerledikçe, şuan ki beslenmeye ve fiziksel aktiviteye bağlı depolara ihtiyacın artacağını unutmamak gerekir.Sedanter yaşam(hareketsiz) tarzını benimsemiş veya masa başı çalışanlar için hastalık riski artabilir. American Journal of Epidemiology’de yayımlanan(Ocak 2017) çalışmadasedanter yaşayan kadınların biyolojik yaşları 8 yıl daha fazla bulundu. Yani kronolojik(takvim) yaşına göre sedanter yaşayan kadınların hücreleri 8 yıl daha yaşlıydı. Sonuç olarak benimsenen yaşam tarzı hastalık riskini arttırmada veya azaltmada önemli derece etki gösterebilir.

SAĞLIKLA KALIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here